Filinta Dizisindeki Padişah Hangisidir


Dizi senaristlerimiz dizimiz başladığı zaman genel anlamda II. Abdülhamid ve Abdülaziz özelliklerinden yararlandıklarını dile getirmiş olsalar yeni sezonda Osmanlı Bankasının kurulması Padişaha Darbe teşebbüslerini izleyince artı şehzade Murat karakterini düşünüce Filinta dizisindeki Padişahın Abdülaziz olduğunu görüyoruz

Güreş, cirit, av ve bilek güreşi sporlarına meraklı olan padişahın tahtta kaldığı sürece en çok üzerinde çalıştığı konu Osmanlı Donanması’nın modernizasyonu idi. Bu nedenle o dönemlerde Avrupa devletlerinden alınan kredilerin çoğu bu konuda harcandı. Sayısı gün geçtikçe artan Osmanlı Ordusu’nun askerlerine yetecek dönemin son model top ve tüfeklerin de sağlanması Abdülaziz döneminde gerçekleşmiştir.

Hükümdarlığı süresince sık sık ülke içi ve ülke dışı temaslarda bulunmuş geziler düzenlemiştir. Yavuz Sultan Selim’den sonra Mısır’ı ziyaret eden ilk ve tek Osmanlı Padişahı’dır.

Eyâletlerin yanı sıra Batı Avrupa’da ziyaretler yapan ilk ve tek padişahtır. 1867 yılında Paris’te açılan büyük bir sanat sergisine III. Napolyon’un daveti üzerine katıldı. Sergiden sonra imparator ile temaslarda bulunmuş İngiltere, Belçika, Almanya, Avusturya-Macaristan gezilerinden sonra da geri dönmüştür. Ayrıca Richard Wagner’in Bayreuth operasına maddi yardımda bulunmuş ve davet edilmiştir. Seyahatlerinde İngiltere kraliçesi Victoria, Belçika kralı II. Leopold, Prusya kralı I. Wilhelm, Avusturya-Macaristan imparatoru François-Josef ve Romanya Prensi I. Karol ile görüşmüştür.

Osmanlı’da Abdülaziz döneminde Batı’yla iyi ilişkiler kurulmasına özellikle dikkat edildi. Tanzimat Fermanı ile Osmanlı’nın girdiği Batılılaşma süreci bu dönemde de devam etti. Ülke genelinde yeni vilâyetler ilân edildi ve İstanbul Üniversitesi Fransız Eğitim sistemi örnek alınarak tekrar düzenlendi. Doğu Ekspres’in bir durağı olan Sirkeci Garı’nın temelleri Abdülaziz döneminde atılmıştır. Abdülaziz’in 15 senelik hükümdarlığı boyunca yaptığı bazı yenilikler şunlardır;

İlk kez posta pulu basıldı (1863).
Bank-ı Osmani-i Şahane açıldı (1863).
Osmanlı Donanması’na ilk zırhlı savaş gemisi katıldı (1864).
Vilayet Nizamnamesi ile yeni idari yapı ve bunun uygulanmasıyla vilayet meclisleri oluşturuldu (1864).
Mekteb-i Sanayi (Sanayi Okulu) açıldı (1865).
Darülfünûn (İstanbul Üniversitesi) faaliyete geçti (1868).
Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) açıldı (1868).
Divan-ı Ahkâm-ı Adliye (Yargıtay) kuruldu (1868).
Şura-yı Devlet (Danıştay) kuruldu (1868).
Mecelle yayınlandı (1869).
Darülmuallimat (Kız Öğretmen Okulu) açıldı (1870).
Belediyeye bağlı ilk modern İtfaiye teşkilâtı kuruldu (1871).
Darüşşafaka açıldı (1873).
Mekteb-i Maadin (Maden Mektebi) açıldı (1874).
Döneminde yaşanan önemli olaylardan bir kısmı ise Rusya ve Avrupa devletlerinin kışkırttığı Balkan isyanlarıdır. 1861-64 yılları arasındaki Karadağ İsyanı İkinci Karadağ Harekatı ile bastırılmasına rağmen, Karadağ sorunu büyümeye devam etti. 1861-66 yılları arasındaki Eflak-Bogdan olayları Birleşik Romanya’nın doğuşunu ve bağımsızlık mücadelesini hızlandırdı. 1862-67 yılları arasındaki Sırbistan olayları ise Türk askerlerinin Sırbistan’daki kalelerden çekilmesiyle sonuçlandı. 1866-68 arasındaki Girit Ayaklanması, Sadrazam Mehmed Emin Âli Paşa’nın hazırladığı Girit Nizamnamesi ile çözümlenmeye çalışıldıysa da Girit’in kaybına giden olaylar dizisi başlamış oldu. Hidivlikle yönetilen Mısır’ın özerklik haklarının genişletilmesi bu eyaletin 1882’de kesin olarak kaybına yol açan Mısır’ın borç sorununun ortaya çıkmasına başlangıç teşkil etti. Abdülaziz’in hükümdarlığının son yılları ise 1875-76 yılındaki Hersek İsyanı ile 1867’de başlayan ve 1876’da iyice yayılan Bulgar İsyanları ile mücadele ederek geçti. 30 Mayıs 1876 Darbesi ile tahttan indirildi. Gözaltında bulundurulduğu Feriye Sarayı’nda 4 Haziran 1876 tarihinde bilekleri kesilmiş olarak ölü bulundu.

Ölümü hep tartışma konusu olmuştur. Resmî tarih olarak intihar ettiği yazılsa da özellikle son yıllarda öldürüldüğüne dair iddialar daha da artmıştır. Bahattin Öztuncay’’ın hazırladığı ve Aygaz tarafından yayımlanan “Hatıra-i Uhuvvet: Portre Fotoğraflarının Cazibesi 1846-1950” adlı kitapta ilk kez yayınlanan bir resimde Abdülaziz’in hal edildikten sonra ve ölmeden önce çekilmiş son fotoğrafı yer almaktadır. Bu resimde saray hizmetçileri laubali bir şekilde padişaha dirsek dayamış, padişah ise eski bir üst baş ve etrafa öfkeyle bakan gözlerle görülmektedir.[1]

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 12 Şubat 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın